GenelNetflix

Gözden Kaçırmış Olabileceğiniz Muhteşem Netflix Belgeseli: Cuba and the Cameraman

Jon Alpert Amerikalı bir belgesel film yapımcısı ve hikaye anlatıcısı. Cuba and the American projesinde 1979 yılından 2016’ya kadar Küba’yı ziyaret edip, oradaki insanlarla röportaj tarzı çekimler gerçekleştiriyor. İlk ziyaretinden itibaren ise kendine üç farklı aileyi arkadaş edinip her defasında onları ziyaret etmekten geri kalmıyor.

Cuba and The Cameraman’ı özel kılan şey ise belgeselin baştan aşağı samimiyet kokması. Bunda tabii en büyük pay hem kameraman hem de yapımcı Jon Alpert’a ait. Seslendirmesini de kendi yaptığı için daha ilk dakikadan itibaren kaliteli bir yapımla karşı karşıya olduğunuzu hissediyorsunuz. Bununla birlikte bize tanıttığı Küba’lı ailelerin de aşırı samimi ve içten olmaları, belgeseli hemen içselleştirmenizi sağlıyor. Özellikle dört çiftçi amcamızın güler yüzlü hikayesi sizi hem düşündürüyor hem de duygulandırıyor. Angel, Gregorio ve Cristobal…

Jon Alpert, genelde 5 senelik zaman dilimlerinde Küba’yı ziyaret ediyor ve size Küba’nın gelişimini tarihsel bir gerçeklik içinde aktarıyor. Bu ziyaretlerinde Fidel Castro ile röportaj gerçekleştirme şansına sahip oluyor. Hatta ilk zamanlarda yaptığı ziyaretlerinde kendisine bir görünmeyi de ihmal etmiyor. Burada Fidel Castro ile olan sohbetlerine ayrı bir parantez açmak istiyorum: Kesinlikle harika! Fidel Castro’nun neden Fidel Castro olduğunu sadece bu konuşmalardan rahatlıkla anlayabilirsiniz.

Çok fazla spoiler’a gimeden yazımı sonlandırmak istiyorum. Cuba and the Cameraman kesinlikle alıştığımız belgesellerden değil. Ticari kaygısı sıfırın altında olan izlediğim ilk belgesel de diyebilirim. Bir ülkenin belirli bir döneminin tarihi gelişimini izlemek ve üzerine düşünmek istiyorsanız, Netflix’in Cuba an the Cameraman belgeseli, tam size göre!

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

error

Bizi Sosyal Medya'da Takip Etmeyi Unutmayın!